|
|
| |
| Tango
Eski Yunanda her bir Tanrı için
ayrı danslar vardı Mısır'lılar Tanrıların
dans ettiğine Hintliler dansın Tanrının
ihsanı olduğuna inanırlardı. Kutsal
varlıklara yakarmak için dans edilen
günlerden binlerce yıl sonra 1880'lerde
Arjantin'in başkenti Buenos Aires'te
yeniden doğan, kadınlar uğruna düelloda
ölen erkekler için yeraltında gizlice
çalınan tango göçmenlerin dansı
müziğiymiş önceleri. Fakat 20. yüzyılın
başlarında ilk kez Paris'te dinlenince
herkesi büyülemiş. Tangonun en moda
olduğu yıllar I. Dünya savaşı sonrasıdır.
1913 de Amerika'yı da sarmış Ritim
ve sözleriyle başkaldıran bir neslin
ifade biçimi.. Büyük ümitlerle göç
edilen bir vatanda aradığını bulamayan,
geçmişini özleyen milyonlarca insanın
duygularının estetik bir anlatımı.
Kısacası toplumca ifade olmuş tango..
Tangonun cazibesi ve stili diğer
danslardan biraz daha farlıklıdır,
birbirinden uzaktalar, bedenleri
dimdik, kadın bacaklarını saran
fileli çorap ve derin yırtmaçlı
eteğiyle meydan okumaya hazır, karşısındaki
ise smokinli bir erkek ansızın bandoneondan
yükselen nağmelerle birlikte, birbirlerine
doğru yürüyor ve kenetleniyorlar.
ve ardından küçük adımlarla başlayan
dans ve ardından hızlanıyor. Tutku
, öfke , şiddet , hüzün hepsi müzikle
birleşiyor. İşte tüm bu duyguları
aynı anda yaşatan dans başlıyor..
| DANS
VÜCUDUN DİLİDİR.
Hamdi
Güneş, 40 yıldan beri diskolarda
Türkçe tangolar okuyarak tangonun
büyüleyici ritmiyle dans ediyor.Hamdi
Güneş Tangonun aslında çok
zor ve profesyonelce yapılabilen
bir dans olduğunu söylüyor
ve biz bunu figürlerle basitleştirdik
diyor. Herkesin kolayca becerebileceği
bir tango uyguluyoruz. Nitekim
ben sahnede Türkçe tangolar
söylerken arkamda dört bayan
bu figürleri yapıyor. Oturan
bir bayanı dansa kaldırdığımda
"yapamam" dediğinde
ona cesaret vererek "işte
böyle yapacaksın bir-iki -üç
diyerek derse başlıyorum.
Kendini müziğin ritmine bırakması
yeterlidir zaten . Kendinizi
serbest bırakın, kulağınızı
müziğe verin, bırakın kollarınız,
bacaklarınız ve kalbiniz müziğin
ritmini yakalasın. |
|
|
|
|